Bir Sayfa Seçin

Utangaçlık ve Çekingenlikten Kurtulma Rehberi: 1 Haftada Utangaçlığı Yenin!

 

Utangaçlık ve Çekingenlikten Kurtulma Rehberi: 1 Haftada Utangaçlığı Yenin

 

Utangaçlık ve çekingenlik birçok insanın hayatını zorlaştıran önemli bir problem. Bu problemin oluşmasındaki en önemli faktörse büyüme dönemimiz…

Büyüme çağında ailemizin bize karşı olan tutumu, yetiştirilme biçimimiz, arkadaşlık ilişkilerimiz ve yaşadığımız olaylar bugünkü karakterimizi oluşturuyor.

Eğer çocukluk – ergenlik dönemlerinde;

  • Ailemizden çekinerek büyüdüysek,
  • Yaşadığımız sıkıntıları anne babamızla konuşmaya utandıysak,
  • Ebeveynlerimiz tarafından düşüncelerimize değer verilmediğini hissettiysek,
  • Baskı ortamı içinde büyüdüysek,
  • Küçük yaştan itibaren kendi hayatımızın sorumluluğunu almaya alıştırılmadıysak,
  • Kendi ayaklarımızın üzerinde nasıl duracağımız öğretilmediyse,
  • Özgür düşünce ortamı içinde büyümediysek,
  • Sürekli olarak ailemizin fikir ve düşünceleri bize dikte edildiyse,
  • Bir hata yaptığımızda sürekli olarak aşırı tepkiyle karşılaştıysak,
  • Arkadaşlık kurma konusunda kendimizi yeterince geliştiremediysek,
  • Karşı cinsle iletişim kurmayı öğrenmek için geç kaldıysak,
  • Fiziksel eksikliklerimizle dalga geçildiyse,
  • Kendimizi hep yetersiz hissetmeye alıştırıldıysak,
  • Toplum tarafından utangaç ve çekingen olmaya programlandıysak

Maalesef bu problemlerin ortaya çıkması çok daha kolay oluyor. Bunların hepsi karakterimizi ve hayat kalitemizi belirleyen faktörler… İletişim kurma konusunda çekingensek bunun iş hayatımıza da yansıması kaçınılmazdır.

Karşı cinsle iletişim kurma konusunda çekingensek bir sevgilimizin olmamasının üstümüzde yarattığı stres hayatımızın her alanını negatif olarak etkileyecektir.

Bu nedenle utangaçlık ve çekingenlik görmezden gelebileceğiniz türde sorunlar değildir. Bunlardan mutlaka kurtulmanız gerekir.

Ve işin güzel yanı şu ki;

 

“Çekingenlik ve utangaçlık, yapacağınız çalışmalarla, egzersizler üstesinden gelebileceğiniz problemlerdir.”

 

“Bunlar artık benim karakter özelliğim. Asla değişemeyeceğim!” Diye sakın düşünmeyin. Karakter özellikleri 20, 30 hatta 40 yaşından sonra bile değiştirilebilir…

Eminim ki filmlerde defalarca şuna şahit olmuşsunuzdur:

İnsanlarla iletişim kurmaktan çekinen, iletişim dinamiklerini bilmeyen ve kendini ifade etmekte zorlanan utangaç kişiler, bu şekilde yaşamaktan sıkılır. Kendini farklı birine dönüştürmeye odaklanır.

Zamanla kendini ve hayatını geliştirip değiştirerek olmak istediği kişiye dönüşür. Bu tam olarak karakter değişimidir… Bu şekilde yaşamak zorunda değilsiniz. Utangaçlık duygusunun hayatınızda yarattığı olumsuzluklara tahammül etmeye mecbur değilsiniz.

Bu değişimi görebileceğiniz en iyi filmlerden birisi: Crazy Stupid Love

Bu filmde utangaç ve ezik bir erkeğin 35-40’lı yaşlarından sonra bir hoca eşliğinde nasıl özgüvenli, çekici, karizmatik bir erkeğe dönüştüğü konusu anlatılıyor. Karısı tarafından aldatılan ezik bir adamın nasıl kadınlar tarafından beğenilen bir çapkına dönüştüğü hikayesi…

İster erkek ister kadın olun… Utangaçlığın hayatınızda yarattığı en önemli sorunlardan birisi de karşı cinsle iletişim kurma konusunda zorluk çekmeniz. Bunu bir kere kabul edelim. Karşı cinsle iletişim sorunları, utangaçlığın hayatımızda açtığı en büyük yaralardan birisi… Ve kaç yaşında olursanız olun bu sorundan da kurtulabilirsiniz.

Tek yapmanız gereken üzerinizdeki utangaçlık ve çekingenliği atmak. Bunu nasıl yapacağınızı merak ediyor musunuz?

O zaman vakit kaybetmeden yapmanız gerekenlerin neler olduğunu anlatmaya başlayalım.

 

3 Adımda Utangaçlıktan Kurtulmanın Yolunu Öğrenin!

 

1-) Kendi En İyi Haliniz Olun

 

İyi görünmek, aynada kendini beğenmek, özgüveninizi arttırarak utangaçlık duygusunun azalmasını sağlar. Eğer evden dışarı çıkarken

“Bugün ne kadar güzel görünüyorum?”

“Ne kadar yakışıklı bir serseriyim. Bugün çok kız beni kesecek!”

“Çok şık görünüyorum. Bugün bu şık tarzıma uygun ortamlara gireceğim.”

“Dışarıda dolaşırken birkaç farklı kızın bana bakışlarını yakalayacağım kesin!”

Diye düşünmüyorsanız… Kendinizi bunlara layık biri olarak görmüyorsanız o zaman ortada bir sorun var demektir. Kendinizi sevip beğenmelisiniz ki başkaları da sizi sevip beğenebilsin.

Şunu asla unutmayın:

 

“Kendini beğenmeyen ezik görünümlü birini kimse beğenmez!”

 

Fakat siz kendinizi aynaya baktığınızda beğendiğiniz bir şekle sokarsanız o zaman özgüveniniz de artar, çekiciliğiniz de…

İnsanların biriyle iletişim kurmadan önce ilk dikkat ettikleri şey dış görünüştür. Bunu tıpkı kitapçıdan bir kitap satın almak gibi düşünün. Kitapçıya gittiğiniz 100’lerce farklı kitap var. Hepsini tek tek açıp okuma fırsatınız yok.

Dolayısıyla gözünüze çarpan kitapların kapaklarını inceleyip hangisinin içine bakmaya değer olduğuna karar verirsiniz. Ve kapağını beğendiğiniz kitabın içini açıp sayfalarına bakarsınız.

Dış görünüşünüzü de aynen bu şekilde bir kitap kapağı gibi düşünün… İnsanlara iletişim kurup tanışılmaya değer biri olduğunuzu hissettirin.

Bunun için yapmanız gerekenler oldukça basit:

  • Saçınıza sakalınıza özen gösterin. (Tarzınız olsun)
  • Tırnaklarınızı düzgün kesin.
  • Dişlerinizi her gün fırçalayın.
  • Bir giyim tarzınız olsun. (Elegant görünün)
  • Haftada 2 gün de olsa spor yapmaya çalışın.
  • En azından fazla kilolarınızdan kurtulun.
  • Kendinize ayna karşısında vakit ayırın.
  • Ve sürekli kendinize iltifat edin. Gururunuzu okşayın.
  • Kendi düşüncelerinize değer verin ki insanlar da değer versin.
  • Kendinizi beğenin ki insanlar da sizi beğensin.
  • Bu hayattaki en değerli şeyin SİZ olduğunuzu unutmayın.

Bunlara dikkat ettiğinizde hayatınızın ne kadar hızlı bir şekilde değiştiğine şaşıracağınıza eminim.

 

2-) İnsanların Düşüncelerini Umursamamayı Öğrenin

 

Günlük hayatın içinde birçok kişi bizimle tanışıyor. Tanışmasa bile bizim hakkımızda bir yargıya varıyor.

  • Yolda yürürken karşıdan gelen kızın ters bir bakışı,
  • Okulda arkadaşımızın geçerken selam vermemesi,
  • En yakın arkadaşımızın sevmediğimiz kişilerle samimi olması,
  • Öğretmenin bizi azarlaması,
  • Patronun sinirli tavırları,
  • Minibüsçünün para üstünü uzatırken ki davranışları,
  • Bir ortama girdiğimizde insanların bizi görmezden gelmesi,
  • Evde bir konu tartışılırken kendi fikirlerimizi söylediğimiz ailemizin bizi umursamaması,
  • Evdekilerin bizimle ilgili beklentileri

Gibi insanların bizim hakkımızdaki düşünceleri çoğu zaman bizi karamsarlığa ve sıkıntıya sürüklüyor. Sanki herkesi memnun etmek zorundaymışız gibi hissederek kendimize yüklenmeye başlıyoruz.

“Onu neden memnun edemedim?”

“O neden üzüldü?”

“Neden benimle konuşmadı?”

“Neden mesaj atmadı?”

“Beni sevmiyor mu?”

Gibi düşüncelerle başkaları için kendimizi yiyip bitiriyoruz. Buna derhal son vermek zorundayız. Eğer utangaçlık ve çekingenliği yenmek, daha özgüvenli bir birey olmak istiyorsak başkalarının hayatımız üzerinde bu şekilde kontrol etmesine izin vermemeliyiz.

Her zaman önce BEN!

 

3-) Keyif Alacağınız Bir Hayat İnşa Edin

 

Evde tek başına geçirdiğiniz zaman ne kadar fazlaysa kafanızı meşgul eden gereksiz düşüncelerin sayısı da o kadar fazladır. İnsan yalnız başına kaldığı vakit zihni boşta kalır. Ve bu süreç boyunca negatif düşünceler üretmek için çok fazla fırsat olur.

Zihninizi asla boş bırakmayın. Hayatınızı biraz hareketlendirin. İlk etapta bunu yapmanın size zor geleceğini biliyorum. Alıştığınız hayatı değiştirmek, monoton olarak yaşadığınız hayatı renklendirmek kolay değil.

Fakat imkansız da değil… Gerçekten isterseniz, emek sarf ederseniz bunu başarabilirsiniz.

Hayatınızı hareketlendirmenin en kolay yolunun ne olduğunu söyleyeyim mi?

“BAY EVET” olmak… Bu da ne demek?

“Yes Man” filmini izlerseniz ne demek olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız. Hayatında kendisine gelen tüm tekliflere “HAYIR” diyerek çeşitli bahaneler uyduran adamın hayatının nasıl kabusa dönüştüğünü anlatıyor.

Sonrasında adam (Jim Carrey) bir seminere davet ediliyor. Başta kabul etmese de sonrasında fikrini değiştirip seminere katılmayı kabul ediyor. Hayatı o kadar kötü gidiyor ki… Bir şeylerin ters olduğunun farkında. O nedenle kabul etmeye kendini mecbur hissediyor.

Ve seminere katıldıktan sonra hayatı değişiyor. O günden sonra artık kendisine yapılan tüm tekliflere “EVET” demeye başlıyor. Hayatı bu sayede baştan sona değişiyor. Filmi mutlaka izleyin.

Ne zaman hayatımın monotonlaştığını ve insanların tekliflerini reddetmeye başladığımı fark etsem açıp bu filmi izlerim.

“BAY EVET” olduğunuzda aslında hayatın ne kadar renkli olduğunu siz de fark edeceksiniz. Teklifleri geri çevirmeyin, o anda hoşunuza gitmese bile bir şans verin. Belki de bu teklif hayatın size hazırladığı bir sürprizdir. Kim bilebilir? 🙂

Utangaçlık ve çekingenlik duygusundan kurtulmak için ne tür egzersizler uygulamanız gerektiğini öğrenmek istiyorsanız Sosyal Fobiyi Yok Et e-kitap setini okuyabilirsiniz. Bu kitap setinde anlatılan teknik ve egzersizler hem kadınlar hem erkekler için çok etkilidir.

Deneyerek kaybedeceğiniz bir şey yok… Kitap setinde görüşmek üzere!

Bu arada unutmadan, verdiğimiz bilgileri faydalı bulduysanız aşağıdaki paylaşım butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle de paylaşabilirsiniz.

 

Benzer Yazılar:

Sosyal Fobiyi Yok Et Kitap Setini Okumaya Başla!

Sosyal fobinin olumsuz etkilerinden hızlı bir şekilde kurtulmak ister misin? Seni korkutan şeylerin üzerine gitmek ve zihnindeki kaygı seviyesini azaltmak için uygulayabileceğin en etkili teknikleri bu kitap setinde öğreneceksin.