Bir Sayfa Seçin

Sosyal Anksiyete Bozukluğu Hakkında En Gizli Bilgileri Öğren!

 

Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi) Nedir?

 

Psikiyatri biliminde kaygı bozuklukları kategorisinde bulunan sosyal anksiyete, sosyal fobi olarak da bilinmektedir. Fobi, kabaca bazı durumlarda yaşanan korkular olarak tanımlandığına göre sosyal fobiyi de bireyin sosyal ortamlar içerisinde yaşadığı kaygı durumu olarak ele alabiliriz. Birey, herhangi yeni bir ortama dahil olduğunda gerilir, kaygılanır ve sıkıntı duyar. Bunlara ek olarak terleme, çarpıntı, kendini ifade edememe gibi durumlarda sosyal kaygı bozukluğu yaşayan bireye eşlik eder.

Sosyal kaygı bozukluğuna sahip kişiler sosyal fobik olarak adlandırılmaktadır. Sosyal fobikler yeni bir kişi ile tanışmak durumuna girdiklerinde bu durumdan sıkıntı ve heyecan duyarak, gerilirler. Eğer öğrenci ise sınıfta söz hakkı almak konusunda problem yaşar, söz hakkı almak istemez. Eğer olur da sınıf gibi kalabalık ortamlarda konuşmak durumunda kalır ise şu gibi olayları yaşar,

  • Seste kısılma
  • Yüzün kızarması
  • Elle ve ayakların titremesi
  • Düşüncede blokaj
  • Konuşurken sık sık duraklama
  • Kalp atışlarının hızlanması

Sosyal ortamlara girdiğinde yukarıdaki gibi belirtiler gösteren, kendini kötü hisseden birey otomatikman sosyal ortamlardan uzaklaşma, sosyal ortamlara girmeme eğilimi gösterir. Aslında çocuklukta temelleri atılan sosyal fobi erkenden çözülmediğinde giderek daha da çözümü zorlaşan bir hale girerek sorun gittikçe derinleşir ve kökleşir. Lise, üniversite yıllarında sorun iyice artarak kendini sık sık göstermeye başlayarak bireyin hayat kalitesini mahveder.

 

Sosyal Fobinin Kişinin Kariyerindeki Yeri

 

 

Sosyal fobikler; sosyal, kalabalık ortamlara gitmekten, öyle ortamlarda bulunmaktan kaçıyor. Hatta her gün gittiği ortamlardan bile… Fakat konum uygunsa belli bir seviyeye kadar yükselmede sosyal fobi problemi büyük bir sorun oluşturmaz ve idare edilebilirdir ama konum yükseldikçe durum vahimleşir.

Neden?

Çünkü kariyer basamaklarını tırmanan, terfi alan ve yurt dışına gitmesi gereken, toplantılara katılması ve toplantılarda sunumlar yapması gereken insanları görüyoruz.

Kariyerdeki her bir basamak hitap edilen alanı büyütüyor.

Sosyal fobikler de bu durumlarda doğal olarak zorlanıyorlar. Bu konuma kadar gelenler de kendi durumlarını analiz etmeye başlıyor ve problemlerinin farkına varıyorlar.

Çözüm yollarını araştırıyorlar ve işte müdahale de burada başlıyor.

 

Sosyal Fobinin Biyolojik Nedenleri

 

 

Sosyal fobi bilimsel bir dille diğer kaygı bozukluklarında da olduğu gibi beyin kimyasındaki bir takım düzensizliktir. Sosyal fobik insanlar adeta tehdit algısı varmış gibi otonom sinir sistemlerinde;

  • Yüksek derecede uyarılma,
  • Kalp atışlarında hızlanma,
  • Mide-bağırsak sistemlerinde hareket

Gibi panik atağa yakın bir şey yaşıyorlar. Ara sıra düşüp bayılabiliyorlar. Diğer psikolojik problemlerde olduğu gibi sosyal fobide de kimyasalların dengesizliği söz konusudur. Genetik yatkınlık bu durumlarda dikkat çekicidir. Sosyal fobiklerin aile ve yakın akrabalarına bakıldığında benzer problemler onlarda da çoğu zaman gözlemlenmektedir.

 

Sosyal Fobikler ve Yetiştirilme Tarzı

 

 

Aşırı derecede kollayıcı ve korumacı bir tavır takınan ebeveynlerin üzerinde bir de eleştirel tutumları çocuğun sosyal fobik olma ihtimalini arttırmaktadır. Haliyle her hareketi kontrol altında tutulan çocuk tedirginleşiyor. Hatta iyi niyetle yapılan hareketler bile çocuğu negatif etkiliyor. İyi niyetli yaklaşımlar her zaman iyi sonuçlar doğurmaz. Bilinçli olmak gerekiyor.

Günün her anında üzerinde gözler olan, hem psikolojik hem de fiziksel şiddete uğrayan çocuklarda sosyal fobi olma riski büyüyor. Suçluluk duygusunun, düşük bir özdeğer ve özgüvenin temelleri atılıyor. Bu sonuçlarda ilerleyen zamanlarda çocuğun okul hayatında, özel hayatında kendini ifade etme de zorlanmak gibi karşısına çıkıyor. Çocuk eleştirilmekten korkuyor. Neden? Eksik bulunmaktan endişeleniyor.

 

Sosyal Fobinin Neden Olduğu Diğer Psikolojik Rahatsızlıklar

 

 

En yaygını depresyondur. Sosyal fobikler depresyona girmeye yatkındırlar. Hayatlarındaki kısıtlamalar, karşı cinsle kuramadığı ilişkiler, evlenememek, kariyerinde yükselememek, çevresindeki fırsatları değerlendirememek bireyi depresyon olarak geri dönüyor. Yine yaygın olan başka bir tabloda sosyal fobiyi yenmek için alkol ve zararlı madde kullanmaktır.

Hal böyle olunca alkolik ya da madde bağımlısı olma durumuna giriliyor. Sosyal fobikler özellikle kalabalık ortamlara girmeden önce alkol tüketip gitmeyi tercih ediyorlar. Ayrıca sosyal fobikler de sık sık tekrar eden panik ataklarda görülmektedir.

 

Sosyal Fobinin En Sık Görüldüğü Toplumlar

 

 

Sosyal fobiye İngiliz, Amerikan, İspanyol gibi batı toplumlarına nazaran Türk, Hint, Asya, Arap gibi doğu toplumlarında daha fazla rastlanmaktadır. Doğu toplumlarındaki muhafazakâr yapı, çevresel faktörler ve yetiştirime tarzı sosyal fobi sonucuna en yüksek katkıyı vermektedir.

Dünya çapındaki sosyal fobi vakalarında kadın erkek oranları eşit olsa da özellikle kadınların sosyal ortamlarda bulunmasının desteklenmediği bizim gibi Türk toplumlarında doğal olarak çözüm yollarını aramaya ağırlıklı olarak erkekler başvuruyor.

Sosyal fobiyi kendini ifade edemeyen toplumlarda özgüveni düşük yetiştirilen bireyler yaşıyor. Sosyal fobi sorununun başlangıcına çoğu zaman çocukluk döneminde rastlanmaktadır. Okul öncesi dönemler de önemli bir paya sahiptir.

Korkak, başkalarıyla iletişim kurmaktan, başkalarına yaklaşmaktan çekinen, içine kapanan ve kendisini çevresinden izole eden çocuklarında alarm verdiği ve bir an önce bu problemlere el atılması gerektiği söylenebilir.

 

Birey Sosyal Fobi Sorunu Olduğunu Ne Zaman Anlıyor?

 

 

Çoğu zaman bireyler sosyal fobik olduğunu üniversitede fark ediyorlar. Eğer aile fark etmedi ise sosyal fobik çocuklar zamanla sorunun farkına varmaya ve yaşadığı durumu anlamaya başlıyorlar. Bu fark ediş de çoğu zaman lise sonu ve üniversite dönemine denk gelmektedir.

Çok sık görülmüyor ancak öğretmenler de kişinin durumunu anlayarak aileyi uyarabiliyor. Öğretmenler, bu bakış açısını da yeni yeni edinmeye başladılar.

 

Sosyal Fobiklerin Çocukluk Dönemi

 

 

Sosyal fobi, çocukluk döneminde başlıyor ve ilk belirtileri okul öncesi dönemde görülüyor. İstatistiklere göre 100 çocuğun, tanımadığı yeni bir ortama soktuğunuzda 70’i ortama rahat bir şekilde uyum sağlarken, 15’i ortamı ele geçiriyor ve kalan 15’i de çekingen oluyor, ebeveynlerinden ayrılmak istemiyor, ağlıyor ve yeni ortama uyum sağlamakta çok zorlanıyor. Bu zorlanmayı yaşayan çocukların ciddi sosyal fobik adayları olduğunu söylemek mümkündür.

Ebeveynlerin aşırı mükemmeliyetçi, kollayıcı-koruyucu olması, çocuklarını ihtiyaçlarını kendi başlarına karşılamaya teşvik etmemeleri, kısıtlayıcı tavırları çocuğun ilerleyen zamanlarda sosyal fobi problemi yaşamasına sebep oluyor. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarını, küçük yaştan itibaren farklı farklı ortamlara sokması ve ev dışında başka mekanlarda hatta açık alanlarda zaman geçirmesinin sağlanması gerekiyor.

Kentleşme, internetin yaygınlaşması, bilgisayar ve konsol oyunları, çocukların oyun alanlarını azalması, hem annenin hem de babanın çalışmak durumunda kalması vs. sosyal fobiye zemin hazırlayan başlıca nedenler arasındadır.

 

Öğretmenlerin Sosyal Fobiyi Tespit Etmesini Kolaylaştıracak Belirtiler

 

 

Sosyal fobi problemi olan öğrenci;

  • Derste kendini koyamaz.
  • Utangaçtır.
  • Kendisine soru sorulmadıkça konuşmaz ve soru sormaz.
  • Kendisine soru sorulduğunda çekingen bir tavırlar, utana sıkıla kısa cümlelerde cevap verir.
  • Göz temasından kaçınır.
  • Bilgisini tam anlamıyla sunamaz. Bundan dolayı yazılı ve sözlü sınav başarısı arasındaki uyum ya da uyumsuzluğun incelenmesi gerekir.

Titreme, el ve ayakların terlemesi belirtiler arasında en önemlileridir. Öğretmen bunu kolay bir şekilde fark edebilir ve aileyi bilgilendirebilir. Derslerinde başarısız olan, kapasitesini tam olarak ortaya koyamayan, arkadaş ve karşı cins ilişkilerinde zorlanan, grupta tek başına kalan çocuklar hızlı bir şekilde fark edilebilir.

 

Sosyal Fobinin Kendi Kendine Tespitinde Önemli Bazı Belirtiler

 

  • Yalnızlık kaynaklı depresyon
  • Özgüven düşüklüğü
  • Sosyal iletişim ve beceri eksikliği
  • Sürekli yetersizlik hissi
  • Arkadaşlık ve karşı cinsle ilişkiler kuramama
  • Yeni tanışılan biriyle iletişimi sürdürememe,
  • Sohbet başlatamama ve devamlı dinleyici konumda kalma

 

Sosyal Fobiyi Yok Et Kitap Setini Okumaya Başla!

Sosyal fobinin olumsuz etkilerinden hızlı bir şekilde kurtulmak ister misin? Seni korkutan şeylerin üzerine gitmek ve zihnindeki kaygı seviyesini azaltmak için uygulayabileceğin en etkili teknikleri bu kitap setinde öğreneceksin.