Bir Sayfa Seçin

Özgüven Eksikliği Yaşayan Bir Gencin Değişim Hikayesi

 

Özgüven Eksikliği Yaşayan Bir Gencin Değişim Hikayesi

 

Özgüven eksikliği günümüzde en çok görülen psikolojik sorunlardan biridir… Apartman daireleri şehirlerde yükselip mahalle kültürü kayboldukça insanlar giderek daha da yalnız bir hale geldi.

Yalnızlıkla beraber insanların kendine güveni giderek azaldı ve yalnızlık hissi de insanların içini kapladı. Kalabalık olmak insana kendini güvende hissettirirdi, başı sıkıştığında etrafınızda yardımınıza koşacak insanların olduğunu bilmek size güven verirdi. Mahalle kültüründe bunlar vardı… İnsanlar birbirini tutardı… Fakat artık insanlar apartman dairelerinde kapı komşusunu bile tanımadan hayatına devam ediyor. Yoğun bir yalnızlık duygusuna doğru itiliyor.

“Siz de kendinizi yalnız hissedenlerden misiniz?”

“Şu anda başım sıkışsa sayabileceğim en az 5 kişi yardımıma koşar diyebiliyor musunuz?”

“Birisi oturduğum sokakta yolumu çevirip beni dövmek istese çevrenizdekiler yardımıza koşarlar mı?”

Eğer oturduğunuz bölgedeki insanlarla sosyal ilişkileriniz iyi durumdaysa her türlü durumda yardımınıza koşacaklardır. Fakat buradaysanız ve bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen siz bu kişilerden biri değilsiniz.

  • Çevresiyle sosyal ilişkileri iyi olan,
  • Birçok arkadaşı tarafından gerçekten sevilen,
  • Sevgilisiyle beraber zorluklara göğüs gerebilen,
  • Ailesiyle arası oldukça iyi olan,
  • Her türlü desteği arkasında bulan

Bir kişi olduğunuzu düşünüyor musunuz? Özgüven eksikliği problemi yaşayan kişilerde bun özelliklerin bir çoğu eksiktir. Çünkü çocukluk ve ergenlik döneminde insan ilişkileri konusunda kendini yeterince geliştirememiştir.

Arkadaşlık kurma konusunda pek becerikli değildir. Genellikle yalnızlığın içine gömülmüş bir şekilde hep depresif bir durumdadır. Sosyal ortamlardan uzak bir şekilde kendi halinde takılır.

Sanıyorum bu anlattıklarım size yabancı gelmiyor… Çünkü bunların birçoğu sizin hayatınızda da mevcut. Peki, sizce de bunlara bir son vermenin zamanı gelmedi mi? Yalnız, özgüvensiz, arkadaşsız, sevgilisiz geçen bir hayat yaşamak, mutluluğu ertelemek sizi de rahatsız etmiyor mu?

 

Özgüven Eksikliği Problemini Nasıl Yendiğimi Anlatıyorum!

 

Ben de zamanında özgüven eksikliğinden muzdarip biri olduğum için sizi çok iyi anlıyorum. Neler hissettiğinizi, özgüven eksikliğinin hayatınızı ne kadar olumsuz etkilediğini çok iyi biliyorum. Zamanında beni seven gerçek arkadaşların ve sıcak bir sevgilinin eksikliğini iliklerime kadar hissettiğimde “Artık yeter!” diye haykırmıştım.

“Bundan sonra yalnız olmayacağım… Arkadaşsız kalmayacağım… Karşı cinsle iletişim konusunda kendimi geliştireceğim… Kendimi değiştireceğim ve özgüveni yüksek bir birey olacağım.”

O günden sonra özgüven konusunda çalışmalar yapmaya başladım. İlk olarak filmlerdeki özgüvenli insanları taklit ederek işe koyuldum. Bu kişilerin beden dillerini modelleyerek ayna karşısında çeşitli çalışmalar yaptım.

Çünkü insan ilişkileri konusunda öğrendiğim en önemli kural şuydu:

“Beden dili sosyal iletişimin %77’sini oluşturur.”

İnsanlarla sosyal ilişkiler kurarken, düşüncelerimizi paylaşırken bunu aslında beden dili yoluyla yapıyoruz. Kurduğumuz cümleler, hitabet tabi ki çok önemli fakat dışarıya özgüvenli biri olduğunuz mesajını ilk olarak beden dilimizle veriyoruz.

Bir kişi bizimle tanışmadan önce duruşumuza, bakışımıza, gülüşümüze, kısacası beden dilimize bakıyor. Ve burada karşı tarafa verdiğimiz ilk izlenim konuşmanın devamında da etkisini sürdürüyor.

Size çok ilginç bir araştırmadan söz edeyim:

“Bir insanla iletişim kurduğunuzda ilk 7 saniye içinde sizin hakkınızda bir yargıya varıyor. Sizinle arkadaşlık edip etmeyeceğine veya karşı cinsle konuşuyorsanız sizinle flört edip etmeyeceğine karar veriyor. Ve bu ilk 7 saniyede sizinle ilgili olumsuz bir yargıya varırsa bunu olumluya çevirmek çok zor bir hale geliyor.”

Beden dilinin bu ilk 7 saniyedeki önemi ne seviyede dersiniz?

ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR SEVİYEDE… Kendinizi karşı tarafa düzgün bir şekilde ifade etmek ve özgüvenli bir şekilde konuşmak istiyorsanız beden dilinizi bu konuda eğitmek zorundasınız. Beden dili ezik görünen bir erkeğin karşı cinsi etkilemesi çok zordur. İstediği kadar güzel cümleler kursun, kurduğu iletişimin %77’si hatalı olduktan sonra gerisinin bir önemi yok. Demek istediğim o ki beden dili üzerinde çok fazla çalıştım ve bundan sonra siz de çalışacaksınız.

 

Konfor Alanınızda Yaşamaya Artık Bir Son Verin!

 

Özgüven eksikliği yaşayan bir kişiyi incelediğinizde hayatı hep konfor alanında yaşadığını fark edeceksiniz. Sürekli daha önceden yapmaya alışık olduğu şeyleri yaparak hayatına devam eder. Risk almaktan, yeni şeyler denemekten ve hayatında yeni kararlar almaktan uzak durur. Çünkü bunlar ona çok korkutucu gelir… Evet bir zamanlar ben de böyle biriydim. Konfor alanında yaşamak bana kendimi güvende hissettirirdi. Ama gözüm hep başkalarının hayatını güzelleştiren fakat benim bir türlü sahip olmayı başaramadığım şeylerdeydi…

  • Yeni dostluklar
  • Yeni kızlarla tanışıp arkadaşlık etmek
  • Yeni sevgililer bulmak
  • Kendime seveceğim yeni bir üniversite bulmak
  • Çalıştığım yerden ayrılıp kendime yeni bir iş bulmak
  • Yeni ülkeler, yeni kültürler tanımak

Ve daha aklınıza gelebilecek pek çok yeni şey… Bunlar bana o kadar korkutucu geliyordu ki, çünkü konfor alanımda bunların hiçbiri yoktu. Daha önceden deneyimlemediğim şeyler olduğu için beni fazlasıyla korkutuyordu.

Ama sonunda anladım ki bunlara sahip olmak istiyorsam konfor alanımı terk edip risk almaya başamalıydım. Belki bu süreçte;

  • Yeni dostluklar kurmak için kendimi huzursuz hissettiğim ortamlarda bulunacaktım,
  • Karşı cinsle arkadaşlık edebilmek için karşı cinsten birçok kişiyle iletişim kurmak zorunda kalacaktım,
  • Sevgili bulma sürecinde belki de pek çok kız tarafından reddedilecektim,
  • Yeni bir üniversite bulma sürecinde çok yıpranacaktım,
  • Çalıştığım yerden ayrıldığımda belki de yeni bir iş bulamayacaktım,
  • Yeni ülkeler gezmek için çıktığım yolculukta belki de günlerce yalnız başıma kalacaktım.

Bunlara sahip olmak istiyorsam bu riskleri almak zorundaydım. Bunun farkındaydım ve bu süreçte özgüvenimin daha da zedelenebileceğini biliyordum. Fakat zamanla hedeflerime birer birer ulaştıkça kendimi giderek daha özgüvenli hissetmeye başladım. Her başarılı olduğum hedefte kendime güvenim biraz daha artıyordu. Risk aldıkça aslında hayatın ne kadar eğlenceli bir hale gelebileceğini öğrenmem uzun zaman almadı… Ben bunu daha yolun başında öğrendim. Yeni insanlar tanımanın, yeni dostluklar edinmenin, yeni bir okul ve işe sahip olmanın, yeni bir kız arkadaşın, yeni ülkeler görmenin nesi kötü olabilirdi ki?

Ama insan ilk başta böyle düşünemiyor. Bunlar oldukça korkutucu geliyor… Fakat bu kişisel değişim yolculuğunda ilk adımınızı attıktan, o ilk riski aldıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Bunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim… Sizin hayatınızda da böyle olacak. Tabi ki o ilk riski alabilirseniz. Şimdi soruyorum size:

“Kendi kişisel değişim yolculuğunuzun ilk adımını bugün atacak mısınız?”

Cevabınız EVET ise aramıza hoşgeldiniz… Artık yalnız değilsiniz.

NOT: Bu arada unutmadan özgüven kazanma konusunda yardıma ihtiyaç duyarsanız hazırlamış olduğum Sosyal Fobiyi Yok Et e-kitap setinden faydalanabilirsiniz. İçeride sizi bekliyor olacağım. Sevgilerimle…

Bu arada unutmadan, verdiğimiz bilgileri faydalı bulduysanız aşağıdaki paylaşım butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle de paylaşabilirsiniz.

 

Benzer Yazılar:

Sosyal Fobiyi Yok Et Kitap Setini Okumaya Başla!

Sosyal fobinin olumsuz etkilerinden hızlı bir şekilde kurtulmak ister misin? Seni korkutan şeylerin üzerine gitmek ve zihnindeki kaygı seviyesini azaltmak için uygulayabileceğin en etkili teknikleri bu kitap setinde öğreneceksin.